Kuyumculuk, değerli maden ve taşların işlenmesiyle ortaya çıkan en eski sanat dallarından biridir. İlk örnekleri Mezopotamya ve Antik Mısır uygarlıklarında görülür. Bu dönemlerde altın ve gümüş, hem süs eşyası hem de statü göstergesi olarak kullanılmıştır. Antik çağda kuyumculuk gelişerek Yunan Uygarlığı ve Roma İmparatorluğu dönemlerinde daha ince işçilik ve değerli taş kullanımıyla zenginleşmiştir. Anadolu’da Lidyalılar kuyumculukta önemli bir yer tutar; ilk madeni parayı kullanmalarıyla bu alan daha da gelişmiştir. Osmanlı sanatı döneminde kuyumculuk altın çağını yaşamış; saray için yapılan mücevherler, kemerler ve taçlar büyük ustalıkla üretilmiştir. Günümüzde kuyumculuk, geleneksel el işçiliği ile modern tasarımın birleştiği hem sanatsal hem de ticari bir sektör olarak varlığını sürdürmektedir.